Gebelik Hesaplama Yöntemleri | | yeni bir iş,internetten para kazanma

Gebelik Hesaplama Yöntemleri

 

Gebelik haftası ve yaşı hesaplarken, döllenme tarihi baz alınmaz. En doğru sonuçları elde etmek için , en son adetin başladığı tarihi bilmek gerekir. Aynı zamanda gebelik hesaplanırken ya da gebelik yaşı hesaplanırken ay faktörü de kullanılmaz. Normal bir gebelik tam olarak 280 gün sürer. Bu da 40 haftaya denk gelmektedir. Bu da gebeliğin hafta olarak tanımlanmasına, başlangıç olarak da son adet kanamasının ilk günü yani başlangıç tarihi baz alınır. En doğru gebelik hesaplama doktor kontrolünde yapılandır. Fakat çeşitli uygulamalar aracılığı ile de yapılan hesaplama yöntemleri bulunmaktadır.Hamilelik haftası bilgisini en doğru şekilde bu tür yöntemleri kullanarak, elde etmek mümkündür. Çeşitli uygulamaların yanı sıra ise Negele yöntemiyle de hamilelik haftasının hesaplandığı görülmektedir. Peki negele ile hamilelik nasıl hesaplanır?

Negele yöntemiyle gebelik hesaplaması yapılırken son adet tarihine 7 gün eklenir. Daha sonraki aşamada ise elde edilen rakamdan 3 ay yani 90 gün çıkartılır. Böylece gebeliğin kaçıncı haftasında olduğunuzu çok daha kolay yöntemle elde etmek mümkün olacaktır. Tıbbi yöntemlerle yapılan gebelik hesaplamalarında 1. ayın bitmesi için 4  ya da 5 haftalık sürecin geçmiş olması gerekir. 2. ayın bitmesi içinde 8. ve 9. haftalara gelinmiş olması şarttır. En son ay yani gebeliğin 9. ayı ise yaklaşık 36. haftaya tekamül eder. En sağlıklı doğum 9 ay 10 gün sonra gerçekleşmektedir.

İlk Hamilelik Belirtileri Nelerdir?

 

Hamilelik belirtileri her kadından aynı şekilde kendisini gösterir. Fakat belirtilerin bir kısmını hissetmeyen kadınlarda olabilmektedir. Özellikle de hamile olunduğu gebeliğin ilk 4 haftası içinde hiç bir belirtinin gözükmediğini söylemek mümkündür. 5. haftaya girildiğinde ise artık hamilelik belirtileri kendisini çok daha net bir şekilde göstermeye başlar. Gebelik belirtileri ilk aylarda bulantı şeklinde kendisini gösterir. 5. haftaya girildiğinde bulantıda artma söz konusu olurken, akabinde ise yorgunluk iyice artmış, vajinal akıntılar baş göstermeye başlamış ve vücutta bir takım değişiklikler söz konusu olmaya başlamıştır. İlk hamilelik belirtilerini öğrenmek tüm kadınlar açısından çok önemli ve değerlidir.

Çünkü hamile olduğunu öğrenen kadınlar beslenme düzenlerini de bu duruma göre belirmektedirler. Bu nedenle gebelik belirtileri hakkında en net bilgilere sahip olmak büyük  bir gerekliliktir.Peki hamileliğin belirtileri sadece bulantı ve vajinal akıntılar ile mi sınırlıdır ? Elbette ki değildir. Hamilelik belirtileri arasında adet gecikmesi, meme başında koyulaşma, göğüslerde gerginleşme, yorgunluk, halsizlik, mide bulantısı ve kusma, sık sık tuvalete çıkma, kokulara karşı aşırı hassasiyet, tat alma duyusunda farklılık, aş erme durumunun başlaması, ufak ufak kanamalar ve kramplar şeklinde kendisini göstermektedir. Bu belirtilerden herhangi biri hissedildiğinde mutlaka doktor kontrolünden geçmek gerekecektir. Aynı zamanda bu kontrollerin sayısını da arttırmak, bebek sağlığı açısından çok gereklidir.

Ms Hastalığının Tanısı Nasıl Konulur?

 

Ms hastalığını temel olarak nörolojik bir hastalıktır. Bu nedenle tanısı da bir nöroloji uzmanı tarafından konulmalıdır. Ms hastalığı şikayetleri ile uzman hekime başvuran kişilerin öncelikle hastalık öyküleri dinlenir. Akabinde ise doktor bir ön muayene yapar. Özellikle de merkez sinir sisteminin kontrolü yapılmalıdır. Ms hastalığı, merkez sinir sisteminin birbirinden farklı  noktalarına tutunarak, hastada bir çok şikayetin oluşmasına neden olur. Genel olarak atakların oluşması şeklinde ilk belirtiler ortaya çıkar. Ms rahatsızlığı tanısının kesinleşmesi için doktorlar tarafından bazı testler ve araştırmalar yapılır. Bu araştırmaların çok detaylı ve titiz bir şekilde yapılması şarttır. Öyle ki aksi takdirde, özellikle de hastalığın sessizlik evresinde bulunuyorsa, tanı koymak çok da kolay olmayacaktır.

Ms hastalığının tanısı konulması için ilk olarak beyinden ve omurilikte MR alınması gerekmektedir. Bu görüntünün dışında ise kan sayımı, çeşitli kimyasal testler, serolojik testler gibi bir çok kan incelemesinin yapılması da şarttır. Bu incelemelerin arından ise görsel sinir sisteminin tutulumun dikkatle gözlemlenmesi gerekmektedir. Yapılan bu test ve görüntüleme yöntemlerinin dışında ise beyinden omurilik sıvısı alınarak da inceleme yapmak mümkündür. Bu işlem hak arasında belden su alınması olarak tanımlanır. Belden su alma işleminin insanlara herhangi bir zararı yoktur. Diğer yöntemlere göre çok daha doğru sonuçların ortaya çıkmasında etkili bir yöntemdir.

ekishaberleri

3 yillik bir webmaster gecmisimle birlikte ziyaretciler icin faydali,ise yarar ve bilgiye dayali icerikler uretmeyi amaçlamaktayim.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

One Hit Wonder, Elektronik Sigara,